fbpx

    

 

 

Pin It

Her ne kadar uçuyoruz kaçıyoruz, Batı bizi kıskanıyor desekte yediğimiz ekmeğin unundan, prinçe kadar, nohut, mercimek, mısır, kurufasülye, meyve sebze, et ve hatta saman dahil hepsini ithal ediyoruz, yani bunları yurt dışından dolar vererek alıyoruz. "Doların artışından banane dolar mı yiyip içiyoruz" diyenlere cevap; evet dolar yiyip içiyoruz, onun için dolara gelen her kuruş fark, yediğimiz içtiğimiz ürün fiyatlarında anında etki ediyor. Özellikle tarım ürünlerini kendimiz üretsek dolar kurundan etkilenme bu kadar olmaz. Herşeye maddi bakan bir toplum olduğumuzdan önce parasal konuyu ele aldım,

Olayın bir de SAĞLIK boyutu var; 
Mesela Rusyaya domates satıyoruz, zaman zaman haberlere konu oluyor, Rusya domatesimizi kabul etmedi, gümrükten geçemedi gibi haberler oluyor, Rusyanın kabul etmediği tarım ürünleri sizce ne oluyor?

Son yıllarda artan hastalıklar ve kanser vakalarını ben bu konuya bağlıyorum, Özellikle dünyanın neresi olursa olsun hiçbir kriteri olmadan gıda ürünlerini ithal ediyoruz, ve afiyetle yiyoruz. Adeta ne yediğimizi bilmiyoruz, Hastaneler hastalara yerişemiyor ve son yıllarda kanser teşhislerinde bir patlama var, hiç duymadığımız bilmediğimiz hastalıkları duyar olduk, bütün bunları yediğimiz içtiğimiz sağlıksız tarım ürünlerinin ithalatına bağlıyorum.

Bu kadar yazıdan sonra, İthal etmediğimiz 5 ürün ne diye merak edenler olabilir;
Fıstık, fındık, üzüm, kayısı ve narenciye ithal edilmeyen 5 ürün olarak sayılıyor.

"Son 16 yılda, tarımda 185 milyar dolar ithalat parası ödedik. 185 milyar dolar! Bugün dolar ne kadar olduysa çarpın işte onunla. Bir de dış borç faizi ödedik. Doların bu kadar yükselmesinin bir nedeni de bundan kaynaklanıyor. Her şeyimizi dolarla yapıyoruz." 

DİĞER YAZILAR