fbpx

    

 

 

Pin It

hukuksuzluk

YSK seçim tekrarı gerekçesini yazdı. Okumak isteyenler için 1. Baskı dün akşam yayına girdi,  kitap niyetine okumak isteyenlere duyurulur. Zira ben baştan sona okuyarak zaman kaybetmenizi tavsiye etmiyorum. İlkokul 2. Sınıf hikaye kitapları daha faydalıdır tavsiye ederim.

Açıklanan gerekçelere göz gezdirildiğinde yazının hakim elinden değil de, sanki Ali İhsan Yavuz tarafından kaleme alındığı hissine kapılıyorum. Zira Onun yaptığı basın açıklamalarından da YSK nın açıkladığı gerekçelerden de somut bir gerekçe çıkarabilme imkan ve ihtimaliniz yok. Okurken gerekçe çıkarabilmek için kendimi çok zorlamama rağmen somut bir gerekçe ben bulamadım.

Konuştuğum bir çok kişi ile yaptığım sohbetlerde söylediğim gibi, benim merak ettiğim konu seçim tekrarının gerekçeleri değil, Seçim tekrarı kararı için düşülen şerh yazıları demiştim. Zira merak ettiğim kadar da var. Öncelikle Sadi Güvene haksızlık yapıldığını düşünmeye başladım. Anlaşılıyor ki bu kadar eleştiriyi hak etmemiş.

Seçim tekrarı kararına şerh koyan Hakimlerimizin tamamı bizim haftalardır dillendirdiğimiz kanun ve içtihatları gerekçe göstererek karara karşı  muhalefet şerhi koymuşlardır.

Burada bende kanun maddelerine yada YSK nın verdiği önceki kararlara girip sizleri teknik konularla meşgul etmek istemiyorum.

Memlekette Hak, Hukuk, Adalet sorunu YSK nın bu kararıyla ortaya çıkmış bir sorun değil. Bu sorunu yaşayarak tasdik edenler olayın farkına varıyor. Yaşamayanlar hala uzaktan izlemekle yetiniyor.

Ülkemiz de Hakimlerin vicdanıyla verdiği kararlar değil, bir kişiyi memnun ve mutlu etmek için verdiği kararlar adalet mekanizmasını tartışmaya açıyor.

Aslında hep adalet istemiştik, hiçbir dönem daha fazlasını istememiştik.

İşin ilginç tarafı, yıllardır adaletsizlikten dert yanıp mağdur edildiklerini söyleyenlerin adaleti çiklet gibi çiğneyerek arada bir şişirip patlatmasıyla en büyük adaletsizliğe sebep olmalarıdır. Avukatlık yapamayacak kişilerin hakim yapılması hatta yüksek yargıda yer almaları  memleketimize en büyük zararı veriyor.

Daha öncede dillendirdiğim, 3 valizle YSK ya itiraz ettikleri konuyu yine tekrarlıyorum. Bu 3 valizde ne olduğunu hakikaten çok merak ediyorum. Hakimleri etkilemeye yönelik hangi delillerin sunulduğu bir muamma olarak tarihteki yerini aldı. Sadece A4 kağıtlarından oluşan dilekçeler mi vardı sizce?  (Yazı: Bu 3 valizde ne vardı 8 Mayıs 2019)

Muhalefet olarak bizim konuşmamız bir kesimi belki hiç etkilemiyor fakat AKP içinden gelen kişilerinde Seçim tekrarının yanlış olduğu yönünde açıklama yapmaları veya yapabilmelerini önemsiyorum. Çünkü onlar kendi tabanlarında Kahraman olmak veya hain olmak arasında ince çizgi üzerinde yürüyorlar, hatta çoktan hain damgası yemeye başladılar.

AKP erime sürecine girmiştir. Onlar için hiç birşey eskisi gibi olmayacaktır. Peki bizim için? Emin olun bizim içinde hiç birşey eskisi gibi olmayacak. Çünkü Ekonomik ve siyasi anlamda yorulan milletimizin içinde bulunduğu travmadan kurtulması ne yazık ki uzun yıllar alacaktır.

 Herşeye rağmen “Her şey güzel olacak” diyenlere destek vermek için çalışmaya devam edeceğiz.

 

DİĞER YAZILAR