fbpx

    

 

 

Pin It

Sanayi üretiminin durduğu bu dönemde , tarımsal üretime yönelmemiz aciliyet arz etmektedir. Devleti yönetenlerin çalışılamayan dönemde vatandaşının ihtiyaçlarını karşılaması için para vermesi, olması gereken bir şey. Vatandaşların devletine karşı nasıl sorumlulukları varsa, devletlerin de vatandaşına karşı sorumlulukları var. Böyle bir dönem de her vatandaşın özellikle gıda harcamasına devletinin mutlaka destek olması gerekir. 

Nüfus ve vatandaşlık işleri Türkiye de yaşayan her bireyin kaydını tutmaktadır. Yapılacak yardımlar için Başvuru falan beklemeye gerek olmamalıdır. Her aileye yapılacak yardım miktarı kişi sayısına göre belirlenerek dağıtılmalı.

Asıl konuya geliyorum, yapılması muhtemel bu yardımlar iç piyasada gıda talebini artıracak ve arz yeterli olmayacağı için fiyatlar kısa sürede artacaktır. Hatta bir süre sonra Maske konusu gibi 2,5 TL lik  makarna 10 TL olabilir. Bütün bunlar önceden görülmeli ve Ülkemizdeki gıda sektörü özel sektörün insiyatifine bırakılmadan önlemler alınmalı ve bu sezon ekip biçilecek yerler için tarıma acilen destek verilmeli.

Gıda da Kendi kendine yetebilecek bir ülke olabilme imkanımız olmasına rağmen yanlış politikalar sonucunda Tarım ürünlerinin neredeyse tamamında dışa bağımlıyız. Yediğimiz ekmeğin üretildiği un da dahil, Pirinç, mercimek, bulgur, kuru fasulye, nohut, mısır…. Hatta saman bile, aklımıza gelemeyecek  sayıdaki ürün çeşidi ne yazık ki ithal edilmektedir. İlerleyen süreçte bütün ülkelerin kendi derdine düşeceği düşünüldüğünde, bir süre sonra parasını verseniz bile gıda ürünü ithal edemeyecek duruma gelmemiz muhtemeldir, çünkü bütün ülkelerin öncelikleri kendi vatandaşları ve müttefikleri olacaktır.  Gıda ithal etmek  normal zamanlarda sorun değilmiş gibi görülse de, Tarım ürünlerinde kendi kendine yetebilecek bir yapıda olma gerekliliğinin, böyle olağan üstü durumlarda ne kadar stratejik ve önemli bir konu olduğunu bir kere daha göstermektedir.

Virüs etkisinin böyle devam etmesi durumunda, insanların tek harcama kaleminin gıda olacağı döneme doğru gidiyoruz. Böyle bir durumda Ülkemizdeki Gıda stokunun bize ne kadar yetebileceği acilen planlanmalı, 1-2 ay içinde üretilmesi mümkün olmayan fakat talebin olduğu, özellikle kuru bakliyatın ithal edilmesi gerekir. İç piyasada olan talep, önümüzdeki süreçte bütün dünyada olacaktır, bu nedenle şimdiden önlem alınmalı.

 

Bakın Burası Çok önemli!

Tarım bakanlığının zaman kaybetmeden acil eylem planı belirlemesi ve kısa süre içinde, ithalata ihtiyaç duyulmayacak şekilde, gıda da kendi kendimize yetebileceğimiz tarım ürünlerinin üretimini planlaması gerekmektedir. İl il,  ova ova, tarla tarla , nereye ne ekileceği planlanmalı, bu plan çerçevesinde tarımla geçinen aileler buraları ekebiliyorsa desteklenmeli, belirlenen arazilerde ekip biçecek kimse yoksa, gerekirse  askerimizi, polisimizi veya devlet memurlarını görevlendirip buraların ekilip biçilmesini sağlamalı bu konulara kafa yorulması gerekirken, böylesine olağan üstü durumda bile Kanal İstanbul projesi için emek ve para harcamak ne anlama geliyor, bunun için kullanacak kelime, kuracak bir cümle bulamıyorum.

İtalya da Kanal Milan projesi olsaydı bu ortamda ihalesini yapabilirlermiydi?

Almanya da  Kanal Berlin Projesi olsaydı bu ortamda ihalesini yapabilirlermiydi?

İnsanlığın böylesine olağanüstü bir zamandan geçtiği dönemde herkesin önceliği kendince farklı. Kimisinin önceliği hayatta kalmak, kimisinin önceliği karnını doyurmak, kimininki de cebini doldurmak…

 

Bu kadar yazıdan sonra, İthal etmediğimiz 5 ürün ne diye merak edenler olabilir;
Fıstık, fındık, üzüm, kayısı ve narenciye ithal edilmeyen 5 ürün olarak sayılıyor. (Temmuz 2018 verisi)

 

 Köşe Yazısı - www.birincigundem.com

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI